Bugun...



Başbakan Yardımcısı Bozdağ: KHK'lerle ihraç edilen kişi sayısı 107 bin 174

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, "Bütün Kanun Hükmünde Kararnamelerle ihraç edilen kişi sayısı 110 bin 778, işe iade edilen kişi sayısı da 3 bin 604. Şu anda KHK'lerle ihraç edilen kişi sayısı net 107 bin 174'tür"dedi.

facebook-paylas
Tarih: 31-01-2018 22:34

Başbakan Yardımcısı Bozdağ: KHK'lerle ihraç edilen kişi sayısı 107 bin 174

 TBMM İçişleri Komisyonu, Olağan Üstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler  Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameleri görüşmek üzere toplandı. Hükümet adına söz alan Bekir Bozdağ, olağanüstü hal (OHAL) sürecinde  kamudan ihraçları, iadeleri, açma ve kapamaları düzenleyen kanun hükmünde  kararnamelere (KHK) ilişkin bilgi verdi.

 Hem FETÖ hem de diğer terör örgütleriyle kararlı ve hızlı mücadelenin  sürdüğünü söyleyen Bozdağ, başlangıçta olağanüstü halin kısa sürede bitirilmesini  temenni ettiklerini, ancak yaşanan gelişmelerin, FETÖ'nün örgütlenme yapılanması  ile etkin mücadelenin sürdürülmesi açısından OHAL'e ihtiyaç duyulduğunu ve  altıncı kez uzatıldığını anımsattı. Bozdağ, OHAL sürecinde bazen tedbir kararnameleri çıkarıldığını, bazen  de yasal düzenlemelerde değişiklik yapan veya yeni yasal düzenlemeler getiren  kararnameler çıkarıldığını dile getirerek, şunları söyledi: "Şu ana kadar çıkarılan kararname sayısı 31; bunların 5'i daha önce  TBMM'de kabul edilerek yasalaştı. 15'i tedbir kararnamesi, yani ihraçları,  iadeleri, kapatmaları, açılmaları içeren kararnameler. 2 tanesi hem tedbir hem de  yapısal, yasalarda düzenleme ve değişiklik içeren KHK'ler. Diğer 14 tanesi ise  sadece yasal düzenleme ihtiyaçlarını karşılamak üzere çıkarılmış kararnameler.  Bugüne kadar 5 tane kanun hükmünde kararname kanunlaştırıldı, dün de 5 tane KHK,  Meclisteki parti gruplarının ortak anlaşması sonucu görüşmeleri tamamlandı. Bugün  ve yarın da diğer KHK'lerin kanunlaşması konusunda grupların ortak bir anlaşması,  uzlaşması var. Bu çerçevede görüşülecektir."

 BMM Genel Kurulundan kabulü yapılmamış olan 21 KHK'nin de  yasalaşacağını dile getiren Bozdağ, son KHK'nin ihraçları, iadeleri, kapatma ve  açılmaları içeren tedbir KHK'si olduğunu, yasal bir düzenleme yapılmadığını  kaydetti. Bozdağ, KHK'lerle ilgili, özellikle ihraçlar ve kapatmalar konusunda  yargı yolunun kapalı olduğunu belirterek, bu konuda yargı yolunu açmak üzere daha  önce yapılan düzenlemeyle Olağanüstü İşleri İnceleme Komisyonu adı altında bir  komisyon kurulduğunu ve tüm ihraç ve kapatmaya muhatap olan tüzel ve gerçek  kişilerin komisyona müracaatlarına imkan tanındığını anımsattı.

  Komisyona müracaat eden herkese yargı yolunun açıldığını ifade eden  Bozdağ, komisyonun da kabul yolunda karar verdiğinde ilgili kişinin görevine iade  edileceğini, kapatılan bir yerin ise açılacağını söyledi. Talebin reddi halinde  ise komisyonun kararının idari işlem kabul edildiği için idari yargı yolu  açılacağını anlatan Bozdağ, "Ankara İdare Mahkemelerine dava açma hakları var.  İdare Mahkemesi de yapılan tasarrufları olağanüstü halin ortaya koyduğu hukuk  çerçevesinde inceleyecek, değerlendirecek ve ona göre de bir karar verecektir. Bu  kararı beğenmediği takdirde Danıştaya gitme hakkı var ve Danıştay süreci  bittikten sonra bireysel başvuru yoluyla konuyu Anayasa Mahkemesine taşıma imkanı  var. Hükümet olarak bu konuda yargı denetimini de devreye sokan bir mekanizmayı  hayata geçirmemizin ana nedeni, yapılan tüm tasarrufların anayasa ve hukuk  devleti çerçevesinde yapılmış olmasıdır." diye konuştu.

  KHK İLE İHRAÇ EDİLEN KİŞİ SAYISI 

Bozdağ, yapılan her çalışmanın her türlü denetime açık olmasının hukuk  devletinin bir gereği olduğunu belirterek, yargı denetimini açan mekanizmayı da  hayata geçirdiklerini söyledi. Bekir Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şu ana kadar Olağanüstü Hal İşlemi İnceleme Komisyonuna 105 bin 151  kişi müracaatta bulunmuş; ihraçlardan. Bugüne kadar da komisyon bin 562 kişi  hakkında karar vermiş. Bu kararlardan 41'i hakkında 'kabul' kararı vermiş,  diğerleri 'ret' şeklinde. Ret kararları, bazı mahkemelerin görevsizlik  kararlarına ilişkin olup, işin esası incelenmeyip, 'siz görevlisiniz' diyen  kararlardır. Ama bu retlerin kapsamı daha ziyade bir takım görevsizlik ve benzeri  konular var. Bugüne kadar KHK'lerle yapılmış ihraç sayısı 110 bin 778, iade  sayısı 3 bin 604. 110 bin 778 kişi ihraç edilirken 3 bin 604 kişi yine KHK'lerle  görevine iade edilmiş. Şu anda KHK'lerle ihraç edilen kişi sayısı net olarak 107  bin 174'tür."

 Her devletin kendi çalıştırdığı kişilerde anayasal düzene ve devlete  sadakati aradığına dikkati çeken Bozdağ, devletin, anayasasına ve devletine  sadakatinden şüphe duyduğu kişileri çalıştırmayabileceğini söyledi. Bozdağ, hiçbir devletin kendisine karşı düşmanlık içinde olan, anayasa  ve yasalara sadakat içerisinde olmayan kişileri çalıştırmaya mecbur  edilemeyeceğini vurgulayarak, anayasaya göre memurlar ve diğer kamu  görevlilerinin anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlü  olduğunun altını çizdi.

 Hiçbir devletin, kendi içerisinde devlet adına görev yapan kamu  görevlilerinin, devletin içerisinde ayrı bir devlet gibi çalışmasına ve bazı  terör örgütlerinin hedefleri ve emelleri doğrultusunda faaliyette bulunmasına  izin vermeyeceğine dikkati çeken Bozdağ, "Türkiye Cumhuriyeti, FETÖ/PYD, PKK,  DHKP-C ve diğer terör örgütleriyle irtibat ve üyelik ilişkisi içerisinde olduğu  belgelendirilen kişilerle ilgili anayasamızın da verdiği yetkiler çerçevesinde  adımlar atılmıştır. İhraç ve kapatma da bu anayasa ve yasal uygunluk çerçevesinde  yapılmıştır. Zaman zaman iadeler de olmuştur. Çünkü elde edilen bilgiler  konusunda birtakım yanlışlıklar ortaya çıktığında bu yanlış bilgiler nedeniyle  ortaya çıkan ihracın iadeye dönüşmesi konusunda da tereddüt edilmemiştir."  değerlendirmesinde bulundu.

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, FETÖ'nün, ByLock uygulamasının devlet  tarafından takip edildiğini ve tespit edildiğini fark etmesi ve bu konuda  şüphelenmesi üzerine "Mor Beyin" uygulamasını geliştirdiğini belirterek, şu  açıklamada bulundu:   "Fetullahçı Terör Örgütüne mensup olmayan kişinin ByLock uygulamasına  birtakım yazılımlar yoluyla yönlendirilmesi, iradeleri dışında sağlamak suretiyle  gerçek terör örgütü üyelerini gizleme gayreti ve çabaları olduğu ortaya çıkınca  da bu kapsamda olan kişilerle derhal incelemeler başlatılmış ve adımlar  atılmıştır. Bildiğiniz gibi Mor Beyin uygulaması kapsamında 11 bin 480 kişinin  varlığı tespit edildi. Bunlardan 2 bin 168 kişi kamu görevlisi, bir kısmı ihraç  edilmiş, bir kısmı kamuda hala çalışan görevlilerdi. Mor Beyin uygulamasını  tespitten önce ByLock'cu diye ihraç edilenlerin tamamı FETÖ'nün ortaya koyduğu bu  tuzağı düştükleri belirlendikten sonra görevlerine iade edilmiştir. Bu kapsamda  iade edilenlerin sayısı bin 823'tür. Aradaki fark ya ihraç edilmemiş, görevde  olmasından kaynaklanıyor; ya da FETÖ'cü olduğu gerekçesiyle ihraç edilmiş ama  ByLock dışında başka somut gerekçeleri olduğu için ihraç edilmiş kişiler iade  edilmedi.

 Adli süreçlerde yargılaması devam eden gözaltı ve tutukluluk  içerisinde olan kişilerle ilgili adli makamlar hukuk devleti olmanın gereğini  yapmışlardır. Cezaevlerinde Mor Beyin tuzağına düşerek ByLock'a yönlendirilerek,  ByLock'cu gözüken tutuklu kişi yoktur. FETÖ'nün mağdur ettiği vatandaşlarımızdan  mağduriyeti devam eden kimse yoktur. Örgütün haberleşme aygıtı ByLock  kullananlardan cezaevlerinde tutuklu olan, kontrol altında olan, yargılaması  devam edenler var."

Bozdağ, FETÖ/PDY'nin hiyerarşik yapısının,  çalışma usul ve yöntemlerinin diğer terör örgütlerinden çok farklı olduğunu,  gizliliğin bu örgütte çok esas olduğunu belirtti. Bozdağ, "Aynı odada beraber  çalışan, ikisi de FETÖ üyesi olan askerler birbirlerinin aynı örgüte üye olduğunu  bilmiyor. Bu örgütün üyelerinin tespitindeki zorluğun bütün Türkiye tarafından  bilindiğini düşünüyorum." diye konuştu.

 Yüksek Askeri Şura kararıyla yapılan ihraçları incelediğini, YAŞ'ın  gündemine gelip de bugüne kadar ihraç edilmemiş kişi varsa ihraç edilsin diye  özellikle kararlara baktığını anlatan Bozdağ, şöyle devam etti:   "YAŞ'ın gündemine gelip de ihraç edilmemiş tek bir isim yok. O zaman  orada 'Fetullah Gülen grubu' diye geçiyor. O zamanki kararlara baktığımızda,  benim görüşümdür, FETÖ'cü olmadığını, FETÖ'cü diye başkalarının gitmiş  olabileceğini, FETÖ'nün gizlilik ve çalışma yöntemini gördükten sonra daha net  görüyorsunuz. Örneğin bir FETÖ üyesi, A kurumunda çalışıyor. Kurumun başındaki  Atatürkçü birisi, o ondan daha çok Atatürkçü. Diyelim laik birisi, o ondan daha  fazla laik. Diyelim namaza gitmiyor, o hiç gitmiyor. Diyelim oruç tutmuyor, o hiç  tutmuyor. Diyelim ki alkol kullanıyor, o da kullanıyor. Bu örgüt üyeleri  bulundukları yerde yer tutmak, üstleri katında itibar sahibi olmak, daha ileri  gitmek için bulundukları pozisyonda etraf ne istiyorsa onlardan daha fazla  gözükmek gibi perdeleme yöntemi var. Namaz kılıyor, eşi başörtülü, sakallı diye,  irticacı diye YAŞ'ta ihraç edilenlerin büyük bir kısmı esasında muhafazakar,  kendini gizlemeyen insanlar. Onlar FETÖ'cü diye ihraç edilince gerçek  FETÖ'cülerin önü açılmış oldu."

MOR BEYİN MAĞDURLARI 

 FETÖ'ye devletin kriminal gözle bakmasının önemli olduğunu ve bugüne  kadarki hükümetlerin hiçbirinin bu örgüte "terör örgütü" demediğini vurgulayan  Bozdağ, "Burada hükümetimizin ciddi bir başarısı vardır. Bu tehlike ve tehdidin  tespiti, teşhisinde hukuk gereği atılması gereken adımların atılması son derece  önemli." dedi.  Örgütün ankesörlü telefonlarla irtibat kurma gibi farklı yöntemlerle  haberleştiğini, Mor Beyin uygulamasının da gerçek ByLock'çuların, FETÖ'cülerin  tespit edilmesini zorlaştırmak için geliştirildiğini ve Mor Beyin uygulamasının  emniyet birimlerince tespit edildiğini anlatan Bozdağ, Mor Beyin uygulaması  tespit edildikten sonra ByLock kullanıyor gibi gözüken, ancak gerçekte örgütle  bağlantısı olmayan kimsenin görevinden uzaklaştırılmadığını dile getirdi.  

  Başbakan Yardımcısı Bozdağ, FETÖ davalarına ilişkin soruşturma ve  kovuşturma evresindeki dosyalara ilişkin şu bilgileri verdi:  "Soruşturma evresinde FETÖ örgüt üyeliği ve yöneticiliği kapsamında  103 bin 907 dosya var, 210 bin 600 şüpheli var, hakkında yakalama emri  çıkartılmış, firarda olan 14 bin 64 kişi var. Darbe, anayasal düzene karşı  suçlarla ilgili 4 bin 725 dosya gözüküyor, 11 bin 228 şüpheli var, 364 yakalama  kararı olan var. Hem örgüt üyeliği hem de darbe suçlamasına baktığımızda 2 bin  913 dosya, 7 bin 436 şüpheli, yakala emri olan da 237 kişi var. Toplamda  soruşturma evresinde olan dosya sayısı 105 bin 709, şüpheli sayısı 214 bin 442,  yakalama emri bulunan sayısı 14 bin 191  Kovuşturmalar var; örgüt üyeliği ve yöneticiliği nedeniyle dosya  sayısı 42 bin 930, şüpheli sayısı 88 bin 400, hakkında yakalama emri bulunan kişi  sayısı 3 bin 625. Tutuklu bulunan kişi sayısı 20 bin 406, adli kontrol altında  olan 50 bin 927, geri kalanı serbest yargılanıyor. Anayasal düzene karşı  suçlardan olan dosya sayısı bin 415, şüpheli sayısı 12 bin 300, yakalama emri  bulunan, firarda bulunan kişi sayısı 212. Bunlardan adli kontrol altında olan 3  bin 880, tutuklu olan kişi 4 bin 486. Hem darbeden hem de örgüt üyeliğinden  yargılananlar var; bunlarla ilgili dosya sayısı bin 71, sanık sayısı 10 bin 534,  yakalama emri olan 142, adli kontrol altında 745 ve tutuklu sayısı bin 232.  Kovuşturma evresinde şu anda 43 bin 274 dosyada 90 bin 166 sanık, 3 bin 979  yakalama emri olan kişi var. Bunlardan da 54 bin 62 kişi hakkında adli kontrolle  serbest yargılama devam ediyor. 24 bin 660 kişi de tutuklu yargılanıyor."

      -"ByLock konusunda yanlış yapmamak için çok dikkat ediyoruz"

   Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, hakkında adli işlem başlatılmayan  hiçbir ByLock'çu bulunmadığını vurgulayarak, "ByLock konusunda yanlış yapmamak  için çok dikkat ediyoruz. Bir kişide ByLock uygulaması ortaya çıktıktan sonra bu  kişinin üzerine kayıtlı telefonlar, fiilen kullandığı telefonlar, telefonun HTS  kayıtları gibi incelenmesi gereken hususlar tetkik ediliyor ve sonra işlemler  yapılıyor. Devlet, Adli Tıp'ın ve bilirkişiliğin bütün imkanlarından istifade  etmek suretiyle doğru olanı yapmak, örgüt üyesiyle üye olmayanları ayırt etmek  için büyük hassasiyetle çalışıyor." değerlendirmesinde bulundu.

   "Allah indinde hesabını vereceğine inanan insanlarız. Onun için hem  kanunlar nezdinde hesabı doğru vermek hem Allah indinde hesabı doğru vermek hem  de bireysel başvuru, Yargıtay, Danıştay, AİHM sürecindeki denetimlerde de doğru  yaptığını tescil bakımından herkes dikkatle hareket ediyor." ifadesini kullanan  Bozdağ, "Ne yargıda ne de idari birimlerde bilerek, kasıtlı bir yanlışı hiçbir  arkadaşımızın yaptığına ben inanmıyorum." dedi.

 FETÖ mensuplarının yargılama safhasında "her şeyi inkar" stratejisi  yürüttüğünü, görüntülerde vatandaşın üzerine ateş ettiği görünen sanıkların dahi  görüntüleri reddettiğini aktaran Bozdağ, FETÖ'nün yargılanan mensuplarına "Her  şeyi inkar edin. Önünüze somut belge, bilgi konursa da herkes kendi durumuna göre  tevilli ret yoluna gidecek." talimatı verildiğine dikkati çekti.  Örgüt mensuplarının işkence ve kötü muamele gördüklerine, savunma  haklarının kısıtlandığına dair iddialarını sırf dava dosyasına girmesi nedeniyle  mahkemede sıklıkla dile getirdiklerini belirten Bozdağ, "Savunma hakkının  kısıtlanması, işkence, kötü muamele gibi bir şey kesinlikle yok. Yargılamalar  aleni, şeffaf ama bunları örgüt talimatıyla dosyalara koyuyorlar. Yine örgütün  talimatı çerçevesinde hareket edenlerin hepsi Anayasa Mahkemesine bireysel  başvuru ve AİHM'e dönük algı operasyonu yapıyor." ifadesini kullandı. Bozdağ, yargılanan FETÖ mensuplarının örgütün talimatları  doğrultusunda savunma yaptığına dikkati çekerek, "Devletin bilerek mağdur ettiği  tek bir Türk vatandaşı yoktur. 'KHK mağduru' diye tabire katılmam. Mağdur varsa  FETÖ/PDY'nin mağdur ettiği insanlar var. Devlet, bir yanlışlık varsa hemen  düzeltiyor. 3 bin 604 kişiyi KHK ile iade ettik, 41 kişiyi OHAL İşlemlerini  İnceleme Komisyonu iade etti." açıklamasında bulundu.

KAMUYA GİREN HERKESLE İLGİLİ ARAŞTIRMA YAPILIYOR

FETÖ ile mücadelede bir devlet aklı olduğunu ve mücadelenin bu akılla  yürütüldüğünü vurgulayan Başbakan Yardımcısı Bozdağ, şöyle devam etti:  "Sadece FETÖ ile değil diğer terör örgütleriyle mücadele de aynı  şekilde. Bundan sonra Türkiye Cumhuriyeti devletinin içerisinde anayasa ve  yasalara uygun hareket etmeyen birilerini barınma imkanı yoktur. Bizden sonra  gelenler de aynı şeyi yapacaklardır. Çünkü devleti sadece bir takım kurumlarla  ayakta tutma şansınız yok. O devletin içerisindeki mikropları da temizlemeniz  lazım. Eğer virüsleri, kurtları temizlemezseniz o çınarı içerden kemirir,  bitirirler. FETÖ'nün ortaya çıkması, Paralel Devlet Yapılanmasının devletimizin  içerisinde çıkması, her türlü olumsuzluğa karşı devletin daha müteyakkız hareket  etmesine yol açtı. O nedenle güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını yeniden  yasalarımıza koyduk. Şu anda kamuya giren herkesle ilgili güvenlik soruşturması  ve arşiv araştırması yapılıyor. Kamuda üst düzey görevlere atanan herkese  güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılıyor. Bu konuda bir strateji  konsept, siyasi ve hukuki alt yapı var."   Demokratik hukuk devletine uygun bir YAŞ yapısı oluşturulduğunu  söyleyen Bozdağ, bundan sonra olumsuz bir durumda sorumlunun siyasi iktidar  olduğuna işaret etti. YAŞ'ın yapısının değiştiğini, YAŞ'ta şimdi Başbakan  Yardımcıları, Adalet, Dışişleri, İçişleri, Savunma Bakanları da yer aldığını dile  getiren Bozdağ, YAŞ'taki çoğunluğu milletin iradesini temsil eden sivillerin  oluşturduğunu vurguladı.

  YARGI FETÖ İŞGALİNDEN KURTARILDI

 "Yargıda AK Parti istediğini yapar." gibi eleştirilerin de yapıldığını  anımsatan Bozdağ, şunları söyledi:   "2008'de AK Parti'ye kapatma davası açıldı. AK Parti'nin böyle bir  gücü olsa kapatma davası açılabilir mi? 7 Şubat 2012'de MİT Müsteşarına  soruşturma açıldı, MİT Müsteşarı hakkında yakalama kararı çıkarıldı. 17-25 Aralık  soruşturması... İktidara bağlı bir yargı olsa böyle bir şey yapabilir mi?  Yapamaz. Neden? Çünkü HSK'deki üyeler örgütün talimatıyla hareket ediyor. Aşağıda  da örgütün talimatını alan kişiler var. İşte Metin Özçelik, Mustafa Başer  Yargıtay 16. Ceza Dairesinde yargılandı ve tahliye oldular. Örgütün elebaşı Gülen  bir açıklama yaptı, açıklamanın hemen ardından İstanbul'da iki hakim bir araya  geldiler, tutuklu FETÖ'cüleri tahliye etmek için hukuku ayaklar altına alarak  çıkarmaya teşebbüs ettiler. O zaman buna engel olunduğunda yargı da eleştirildi,  hükümet de eleştirildi. Bir terör örgütü anayasayı ayaklar altına alıyor, hukuku  çiğniyor, siz onu görüyorsunuz, engel olmaya çalışıyorsunuz."

  Yargının herhangi bir ideolojinin, inancın veya başka bir şeyin  emrinde olmamasını istediklerinin altını çizen Bozdağ, şu değerlendirmede  bulundu:   "Yargının sadece anayasa ve hukukun emrinde olmasını istedik ama  başaramadık. Onlar yapıyor, fatura iktidara çıkıyor. İktidarın orada bir tane  hakimi veya savcıyı değiştirme yetkisi yok. İktidarın yaptığı işler değil bunlar  ama iktidarın gücü yasaları değiştirmek. Biz de yasaları değiştirdik, bu  kişilerin devletten temizlenmesi için adımlar attık. İşte HSK daha darbe  teşebbüsü olmadan önce pek çok hakim ve savcı hakkında soruşturma başlatmıştı,  onlardan bazılarını ihraç etmişti. En son 4 bin 168 hakim ve savcı meslekten  ihraç edildi, yargı FETÖ'nün işgalinden kurtarılmış oldu."  FETÖ tarafından devlete ihanet eden kişilerin devlet kurumlarına  yerleştirildiğini ifade eden Bekir Bozdağ, "İhaneti görür görmez hemen gerekeni  yaptık. Adam katil, birini öldürdü sen adamın katil olduğunu biliyorsun, 'katil'  demeyecek miyiz? Biz ona hain demeyecek miyiz ihanetini görünce. Ama şimdi  buradaki mücadelede maalesef birbirimizi suçlamaktan birlikte hareket etmeye  fırsat bulamıyoruz. Terör örgütlerine karşı birbirlerimizi suçlama yerine  birlikte hareket edersek bence Türkiye kazanır, terör örgütleri kaybeder.  İnşallah KHK'lerdeki uzlaşma gibi bundan sonra birlikte uzlaşma imkanı buluruz  diyorum." diye konuştu.

  

 




Kaynak: www.milliyet.com

Bu haber 67 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI