Bugun...



Başbakan Yıldırım'da Fransa Cumhurbaşkanı Macron'a sert yanıt:Temelden sakat bir düşünce

Başbakan Binali Yıldırım, Ankara'ya gelen Lübnan Başbakanı Saad Hariri ile görüştü.Görüşme sonrası ortak açıklamada konuşan Başbakan Yıldırım "Zeytin Dalı Harekatı'yla ilgili bilgiler paylaştık. Bizim yaptığımız operasyonun sadece terör örgütlerini yok etme operasyonudur"dedi. Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un açıklamalarına sert yanıt veren Yıldırım "Temelden sakat bir düşüncedir. Katiyen Türkiye'nin bir işgal mantığı içerisinde hareket etmediğini tüm dünya biliyor, bilmelidir" dedi. Yıldırım, Zeytin Dalı harekatında 480 hedefin vurulduğunu duyurdu.

facebook-paylas
Tarih: 31-01-2018 22:34

Başbakan Yıldırım'da Fransa Cumhurbaşkanı Macron'a sert yanıt:Temelden sakat bir düşünce

Başbakan Binali Yıldırım, Ankara'ya gelen Lübnan Çankaya Köşkü'nde resmi törenle karşıladı. Başbakan Binali Yıldırım, Lübnan Başbakanı Saad Hariri  ile baş başa görüştü. Daha sonra heyetler arası görüşmeye geçildi.Görüşmelerin ardından iki başbakan ortak açıklama yaptı. Görüşmede gelecek dönemde Lübnan'ın tarafsızlık politikasının birlik ve beraberlik içinde uygulamaya devam etmesinin hayati önemi olduğunun teyit edildiğini belirten Yıldırım, "Türkiye olarak Lübnan'ın selameti için güvenlik başta olmak üzere birçok konuda işbirliğimizi artırarak devam etmeyi arzu ediyoruz. Sayın Başbakanın önderliğinde başlatılan Lübnan'ın altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmalara aktif olarak katılmaya karar verdik. O amaca yönelik olarak Roma'da ve Paris'te gerçekleşecek konferanslara Türkiye olarak aktif katılım sağlayacağız. Buradaki amacımız, Lübnan'ın altyapısının geliştirilmesi konusunda Türk firmalarının, Türk müteahhitlerinin daha aktif rol almasını sağlamak ve bölgedeki istikrara katkı vermek" ifadelerini kullandı. Yapılacak çalışmalarla ikili ilişkilerin daha da ileriye taşınacağına dikkati çeken Yıldırım, "Böylece Lübnan'da var olan ekonomik, ticari ve güvenlik işbirliğimizi daha da geliştirmiş olacağız. Lübnan'la ticaret hacmimizde ne yazık ki son bir iki yılda azalma var. Bunun sebebi de Suriye başta olmak üzere bölgede yaşanan krizler ve iç savaş. Dolayısıyla bu olumsuzluğu da ortadan kaldırmak için neler yapılabileceğini değerlendirme fırsatı bulduk. Suriye'de 7 yılı bulan iç savaş ve karışıkların en büyük bedelini ödeyen ülkelerden biri Lübnan birisi de Türkiye'dir. Buna tabii Ürdün'ü de dahil etmek lazım. Bugün Suriye'nin nüfusundan fazla bu ülkelerde mülteci konumunda insanlar var, 1,5 milyon Lübnan'da, 3,5 milyon Suriye'de, daha fazlası Ürdün'de bulunmaktadır. 6 yıldır bu insanlara memleketlerinden uzakta gereken her türlü desteği veriyoruz. Bu konuda ne yazık ki uluslararası camiadan beklenen katkıyı göremedik" diye konuştu.

TERÖR ÖRGÜTÜ KARA PROPAGANDA YAPIYOR

Bölgesel konularda da görüş alışverişi ve değerlendirme yapma imkanı bulduklarını anlatan Yıldırım, "Özellikle halihazırda devam eden Zeytin Dalı Harekatı hakkında Sayın Başbakanı kapsamlı bir şekilde bilgilendirme fırsatım oldu. Bizim Afrin bölgesine yaptığımız bu operasyon, terör örgütlerini mahalinde yok etme operasyonudur. Suriye'nin toprak bütünlüğüne sadakatimiz her zamanki gibi devam etmekte olup, hedef ne sivil halk ne de Suriye'nin toprak bütünlüğüdür. Hedef, özellikle ülkemize vaki olan saldırılarını, roket saldırılarını bertaraf etmek, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini emniyet altına almak, aynı zamanda da Afrin bölgesine yerleşmiş olan PKK/PYD, DEAŞ, YPG gibi terör örgütlerini oradan çıkarmak, orada yaşayan Arap, Kürt, Türkmen kardeşlerimizin üzerindeki bu baskıyı ve zulmü kaldırmak. Bunu gerçekleştirmek üzere Özgür Suriye Ordusu'ndan askerlerle birlikte Türk Silahlı Kuvvetlerimiz bu operasyonu gerçekleştiriyor. Ne yazık ki terör örgütü orada burada kara propaganda yapıyor 'sivillere zarar veriliyor' diye. Asıl zarar gören Türkiye'deki vatandaşlarımızdır. Bugüne kadar yapılan roket saldırılarında hayatını kaybeden vatandaşlarımız var. Suriyeliler var. Daha bugün 10.20 civarında Hatay Reyhanlı'da bir roket saldırısı gerçekleşmiş ve 17 yaşında Fatma Avlar isimli vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Bu kardeşimize Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Ayrıca, bu saldırıdan etkilenen vatandaşımız da tedavi görmektedir. Görüldüğü gibi zarar gören siviller bölgedekiler değil, Türkiye'deki vatandaşlarımızdır. Dolayısıyla bu operasyonun ne kadar haklı temellere dayandığı bir kez daha ortaya çıkmıştır" şeklinde konuştu.

Bölgesel konularda Suriye'nin geleceği meselesini de ele aldıklarını belirten Yıldırım, "Suriye'de bütün grupların eline silah almamış, terör faaliyeti yapmamış bütün etnik yapıların temsil edileceği, uzun vadede bu olayların sorumlusu olanların da yer almayacağı bir barışın da tesis edilmesidir. Bunun için Soçi sürecinden sonra Cenevre süreci çalıştırılacak ve BM gözetiminde bu çalışmalar devam edecektir. Bunlar bir yandan yapılırken, bir yandan da bölgede gerilimlerin azaltılması, çatışmaların ortadan kaldırılması için Türkiye başta olmak üzere diğer ilgili ülkelerle birlikte çalışmaya devam ediyoruz" açıklamasında bulundu.

KUDÜS'TE YAŞANAN GELİŞMELER 
  Kudüs'te yaşanan gelişmelere işaret eden Yıldırım, "Ümit ederiz ki İsrail ve ABD bu konuda yanlış tutumlarında ısrarcı olmazlar ve bölgedeki sorunların üzerine yeni sorunlar üretme gayretine girmiş olmazlar diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Lübnan'ın kalkınması için desteklerin daha da artırılarak sürdürüleceğini anlatan Yıldırım, "Bu doğrultuda önümüzdeki günlerde gerek ikili ilişkilerimizin daha da geliştirilmesi, gerekse bölgesel konuların ele alınması için yakın çalışmamızı sürdüreceğiz" dedi.

FRANSA CUMHURBAŞKANI'NA SERT YANIT 

Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un Zeytin Dalı  harekatına yönelik açıklamalarına sert yanıt veren Başbakan Binali Yıldırım, "Afrin operasyonu, Türkiye'nin güvenlik sorunudur en başta. İkincisi de oradaki terör örgütlerinin huzur içinde yaşayan Araplara, Türkmenlere, Kürtlere yapılan zulmün sona erdirilmesidir. Yani nasıl Suriye'de DEAŞ'a karşı bütün operasyonlar gerçekleşiyorsa Afrin'de de biz DEAŞ, PKK, PYD'ye, YPG'ye karşı bir operasyon yapıyoruz. Eğer Fransa meseleyi böyle ele alıyorsa onların da Suriye'de yaptıkları faaliyeti aynı şekilde değerlendirmek lazım. Esasen bu temelden sakat bir düşüncedir. Katiyen Türkiye'nin bir işgal mantığı içinde hareket etmediğini bütün dünya biliyor, bilmelidir. Bunu Fırat Kalkanı'na bakarsak görürüz. Fırat Kalkanı Operasyonu ile 3 bin 600'den fazla DEAŞ'lıyı etkisiz hale getirerek orayı terörden temizleyen ve bugün 130 bine yakın Suriyelinin yaşadığı 160 bin öğrencinin tekrar eğitime başladığı huzur ve barış içerisinde bir alana dönüştürdük" şeklinde konuştu.
  Başbakan Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bizim Afrin'de yapmak istediğimizin ne olduğunu anlamak için Fırat Kalkanı Harekatındaki Münbiç ve Cerablus, Azez hattında 2 bin kilometrekarelik alana bakmaları yeterlidir. Bunun dışındaki değerlendirmelerin gerçekle alakası yoktur, bu bir. İkincisi, tabii ki Münbiç'in demografik yapısına baktığımız zaman yüzde 95 Arap nüfus var ama onların tepesinde boza pişiren, onlara hayatı zehir eden bir avuç terör grubu var. Amerika burada duruşunu açıkça ortaya koymalıdır. Yani, orada yaşayan, insanlara zulüm eden terör örgütüne mi destek verecek, yoksa oradaki halkın bu terör örgütlerinden kurtulmasına mı katkı sağlayacak. Amerika buna karar versin. Türkiye, her türlü terör baskısına, terör tehdidine karşı milli güvenliği gereği yapması lazım gelen harekatı yapar. Bunun için de başka ülkelerden izin almak gibi bir durum söz konusu olmaz. Bu faaliyetler aslında ülkemizin hududu bulunan hem Suriye'de hem Irak'ta, hududumuz etrafında oluşturulmaya çalışılan terör koridoruna izin vermemek bakımından bundan sonra da devam edebilir. Bunun da bilinmesinde fayda var."

480 HEDEF VURULDU 

 Zeytin Dalı Operasyonu'ndaki bilançonun ve sınırlara yapılan roket saldırılarının sorulması üzerine Yıldırım, "Türkiye'nin içerisinden Türkiye'deki vatandaşlara roket saldırısı akla ziyan, deli saçması düşüncelerdir, buna kargalar bile güler. Böyle bir şey yok. Türkiye hudutları içerisinde yüzde yüz halkın güvenliği vardır, herhangi bir terör faaliyetine de asla izin vermeyiz. Bu tamamen bazı çevrelerin terör örgütüne yönelik destek kampanyalarından başka bir şey değildir. Bunların nereden geldiğini bilmek için kehanete gerek yok. Bunların hepsinin ölçümleri yapılıyor. Roket saldırısı gelir gelmez de anında karşılık veriliyor, susturuluyor ama 3 yıldır arazinin her tarafında bu terör örgütü muazzam bir kendilerine göre tahkimatlar yapmış, patlayıcılarla her tarafı donatmışlar, büyük büyük tünellerle kalın duvarlarla kendilerine göre mevziler oluşturmuşlar. Dolayısıyla bu yapıyı araziye girince güvenlik güçlerimiz tespit etmekte ve gereğini yapmaktadır. Operasyon hedeflendiği şekilde devam ediyor ve bu hedefler yerine getirilinceye kadar devam edecek. Bu sabah itibarıyla etkisiz hale getirilen hedef sayısı 480, etkisiz hale getirilen terörist sayısı da 712 olarak tespit edilmiştir. Hareket planlandığı şekliyle devam etmektedir" dedi.  İdlib'deki bombalı saldırıya ilişkin soru üzerine Yıldırım, "Yaşanan olay da Türkiye'nin bu harekatta ne kadar doğru iş yaptığını ortaya koymuştur. Bizim oradaki yaptığımız faaliyet de tam da bunun içindir. Burada bulunan terör oluşumlarını ortadan kaldırmak, İdlib'te yaşanması muhtemel sorunları en aşağı düzeye indirmektir" şeklinde konuştu.

 LÜBNAN BAŞBAKANI HARİRİ: ABD'NİN KUDÜS KARARI KABUL EDİLEMEZ 

 Lübnan silahlı kuvvetlerinin güçlendirilmesi amacıyla yapılacak Roma  Konferansı'nda Türkiye'nin desteğini önemsediklerinin altını çizen Hariri, ayrıca  Paris Konferansı ile Lübnan'ın alt yapısının yeniden inşasıyla ilgili ortaya  konan projeye Türkiye'nin de katılımının kendileri için önemli olduğunu, bu  bağlamda Türk yetkililere davette bulunduklarını anlattı. Hariri, Lübnan'daki yatırımların üçte birini özel sektör eliyle  tamamlamayı planladıklarını söyledi.ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma kararını da  değerlendiren Hariri, şunları kaydetti:  "Bu bizim açımızdan da kabul edilebilir bir şey değil. Bizler  Filistin'de iki devletli bir çözümden ve başkenti Kudüs olan Filistin devletinin kurulmasından yanayız. Suriye'de de tüm halkın ve özellikle sığınmacıların haklarını  koruyacak ve toprak bütünlüğünü sağlayacak bir çözümden yanayız. Savaştan kaçan  çok sayıda Suriyeli'ye bildiğiniz gibi ev sahipliği yapmaktayız ve bizler de bu  kişilerin güvenli şekilde ülkelerine dönmelerini arzu ediyoruz. Türkiye ile  sığınmacıların yükü konusunda ortak işbirliğini ve bu bağlamda yakın zamanda  yapılacak konferansı önemsiyoruz."

 




Kaynak: www.milliyet.com

Bu haber 67 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI