Bugun...



Başbakan Yıldırım'dan önemli açıklamalar

Başbakan ve AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Türk Telekom'un yeni hizmet binasının açılış töreninde konuştu.

facebook-paylas
Tarih: 09-06-2018 09:57

Başbakan Yıldırım'dan önemli açıklamalar

Başbakan Binali Yıldırım, "Türkiye 2002'de altyapı  gelişmişliği bakımından dünyada 39'uncu sıradaydı. 2017 sonunda yatırımlar sonucu  9'uncu sıraya yükseldi." dedi.

Başbakan Yıldırım, Türk Telekom Ankara Genel Müdürlük Binası Açılış  Töreni ve iftar programına katıldı. Yıldırım, iftar sonrası yaptığı konuşmada, bir marka olan Türk  Telekom'un 1,5 asırdan fazla geçmişi bulunduğunu belirterek, dünyanın  değiştiğini, kurumların ne kadar eski tarihe sahip olursa olsun değişimi  okuyamaması durumunda yok olup gideceğini söyledi.

1969'da dünyada biri aya gidilmesi, diğeri de internetin keşfi olmak  üzere iki önemli olay yaşandığını anımsatan Yıldırım, kamuoyunun o dönem  interneti değil aya gidişi konuştuğunu ancak aradan geçen 50 yıllık sürede  internetin herkesin cebinde bulunduğunu, işinin ve gücünün en büyük aracı  olduğunu dile getirdi. Türk Telekom gibi marka bir şirketin değişimi gördüğünü, vatandaşların  ve ülkenin ihtiyaçlarına,  dünyadaki gelişmelere göre kendini yenilediğini  belirten Yıldırım, Türk Telekom'un yeni binasının da bunun bir ifadesi olduğunu  kaydetti.

Yıldırım, bu yeni binanın Ankara'nın sembol binası haline geldiğini,  akıllı ve çevre dostu binada iletişim sektörüyle ilgili her türlü projenin daha  kısa sürede ve kaliteli bir şekilde yapılacağına inandığını vurguladı. Ülkelerin gelişmişliğinin, sahip oldukları araziye, nüfusa ya da  zenginliğe göre ölçülmediğini aktaran Yıldırım, iletişim, bilgi  teknolojileri,  katma değerli ürün ve hizmetlere bakıldığını dile getirdi.

"Türkiye, 2002'de altyapı gelişmişliği bakımından dünyada 39'uncu  sıradaydı. 2017 sonunda yatırımlar sonucu 9'uncu sıraya yükseldi." diyen  Yıldırım, bunun mutlak bir başarı ve gelişme olduğunu söyledi. Yıldırım, haberleşme alanın yaygınlık kazanmasının hayatın her  alanında yeni gelişmelere imkan sağladığını, bu sayede mesafelerin, saat  farklarının ortadan kalktığını, dünyanın en batısı ile en doğusunun birbiriyle 7  gün, 24 saat haberleşebildiğini, iş yapabildiğini vurguladı.

BÜROKRASİDE DEVRİM

Kültürel ve ekonomik bağların daha da güçlendirilebildiğini, bu  durumun karşılıklı ticaretin, turizmin, yatırımın, ortak projelerin hayata  geçmesine de çok büyük imkan sağladığını ifade eden Yıldırım, bilişim ve  iletişimdeki gelişmenin yaşam tarzını da değiştirdiğinin aktardı. Yıldırım,  "Bugün artık elinde cep telefonu olmayan birisi için günlük hayatı sürdürmek bile  ne kadar  zor hale geldi. Her an işimizle, ülkeyle, değişik ilgi alanlarıyla  ilgili bilgi kaynağımız elimizin altında." dedi. Yıldırım, iletişim sayesinde bürokraside de büyük devrim yaşandığını,  artık vatandaşın seyahat, ticaret ve devlet daireleriyle ilgili işlerini büyük  oranda internet üzerinden, bilişim altyapısını kullanarak yapar hale geldiğini  belirtti.

"TRT'Yİ BASARAK DARBEYİ YAPTIK ZANNETİLER AMA YANILDILAR"

Haberleşmenin ve iletişimin en büyük öneminin, vazgeçilmez olduğunun,  en son 15 Temmuz'daki FETÖ'nün darbe girişiminde görüldüğüne işaret eden  Yıldırım, şöyle konuştu:  "Darbeciler 60'lı, 80'li yıllardaki gibi TRT'yi basarsak, darbeyi  yaptık zannettiler ama yanıldılar. Onlar TRT'yi belki bir saatliğine işgal  ettiler ama Türkiye'nin haber kaynakları, medya kaynakları o kadar gelişmişti ki  sosyal medya üzerinden Sayın Cumhurbaşkanımız, biz, vatandaşlarımızı darbeye  karşı meydanlara çağırdık, meydanlar dolup taştı ve bu alçak darbeciler de hak  ettikleri cezayı gördüler. Millet o gün, o gece darbecilere darbeyi vurdu. Nasıl  vurdu? İşte bu iletişim sayesinde, internet sayesinde, sosyal medya sayesinde,  haberleşme altyapısının çeşitlenmesi sayesinde bunu başardık."

Başbakan Binali Yıldırım, "2003 yılında 16-74 arasındaki  nüfusumuzun sadece yüzde 19'u internetle tanışmıştı, internet kullanabiliyordu,  şimdi her 100 kişiden 67'si interneti kullanıyor, işini gücünü yapıyor. Yani  bilgi toplumu olma hedeflerimizi gerçekleştirdik." dedi.

Haberleşmenin gelişmişliğin önemli bir göstergesi olduğuna işaret eden  Yıldırım, 15 yıl boyunca sadece yollara, havaalanlarına, deniz limanlarına, hızlı  trene yatırım yapmadıklarını Türkiye'nin akıl yollarına, bilişim yollarına da çok  büyük yatırım yaptıklarını söyledi. Yıldırım, iletişim sektörünün 2003 yılına göre çok iyi bir seviyeye  geldiğini belirterek, "2003'te 21 milyar iletişim sektörünün yıllık cirosu varken  bugün 100 milyara ulaşmış durumda. 2003'te 16-74 arasındaki nüfusumuzun sadece  yüzde 19'u internetle tanışmıştı, internet kullanabiliyordu, şimdi her 100  kişiden 67'si interneti kullanıyor, işini gücünü yapıyor. Yani bilgi toplumu olma  hedeflerimizi gerçekleştirdik." ifadelerini kullandı.

"Yollarda hız felaket, internette hız berekettir" diyen Yıldırım,  "İnternette istediğiniz kadar hızlı gidin. Hiçbir şey olmaz. Daha çok iş  yaparsınız ama daha çok faturada ödersiniz. Telekom fiyatları düşürmüş. Ulaştırma  Bakanımız öyle söylüyor. Ben onun yalancısıyım. Faturalar da makul düzeyde  olacak." ifadelerini kullandı. 2003'te 28 milyon cep telefonu abonesi olduğunu anımsatan Yıldırım,  bugün bu sayının da 78 milyona çıktığını neredeyse nüfusun tamamının cep telefonu  sahibi olduğunu söyledi.  Yıldırım, 2003'te vatandaşların yüzde 42'sinin mobil  telefon abonesiyken, 2018'de ise yüzde 96'sının abone olduğunu bildirdi.

1 Nisan 2016'da 4,5 G'nin kullanıma açıldığını hatırlatan Yıldırım,  2017 sonuna gelindiğinde ise yaklaşık 69 milyon vatandaşın 4,5 G kullanır hale  geldiğini söyledi. Başbakan Yıldırım, hali hazırda 38 milyon e-devlet kullanıcısı  olduğunu dile getirerek, "Bu yıl sonuna kadar bütün devlet daireleri verdikleri  hizmeti e-devlet kapısına taşıyacaklar. Böylece vatandaş devletin kapısına  gitmeden bürokrasi çarklarında yorulmadan hizmetini internet üzerinden e-devlet  kapısından alabilecek. Şu anda 450 kurum 3 bin 229 hizmeti zaten e-devlet  kapısından verir hale geldi. Elektronik ortama taşınacak nitelikteki bütün kamu  hizmetlerini e-devlet kapısından sunabileceğiz.

"ARTIK YAPAY ZEKAYI KONUŞACAĞIZ"

2003'te fiber ağın uzunluğunun 88 bin kilometre olduğunu bugün ise 324  bin 700 kilometreye ulaştığına dikkati çeken Yıldırım, "2003'te fiber kullanan  abone yokken bugün 2-5 milyona yakın fiber internet abonesi mevcut." dedi. Bilgi iletişim sektörünün baş döndürücü bir hızla geliştiğini belirten  Yıldırım, buna sektör demenin de yanlış olduğunu bir hayat tarzına dönüştüğünü  ifade etti.

Yıldırım, 16 yıldır Türkiye'de istikrar ve güven ortamının olduğuna  dikkati çekerek, bu istikrar ve güvenin getirdiği imkan sayesinde Türkiye'nin 3,5  kat büyüdüğünü söyledi. Türkiye'nin büyümesinin küçümsenecek bir büyüme olmadığını vurgulayan  Yıldırım, "Asıl olan bunu 15 yıla sığdırmış olmaktır. Türkiye 1924'ten beri  çalışıyor. Büyümek için elinden geleni yapıyor." dedi. Haberleşme sektörünün ileriye taşınması için gece gündüz çalışılması  gerektiğinin altını çizen Yıldırım, şunları kaydetti:

  "Artık bundan sonra yapay zekayı konuşacağız. Sanal gerçekliği  konuşacağız. Sürücüsüz arabaları konuşacağız. Robotlarla üretimi konuşacağız.  Bütün bunlar devreye girince bazı meslekler, bazı iş kolları açığa çıkacak, boşa  çıkacak. Bununda dönüşümünü onların yerine geçecek tedbirleri bugünlerde daha çok  ele almamız lazım. Türkiye'nin genç bir nüfusu var özellikle Doğu ve Güneydoğu'da  olmak üzere yaş ortalamamız oldukça genç ve dinamik bir nüfusumuz var. Bu bizim  için çok büyük bir servet. Petrol, doğalgaz tükenir ama bu genç nüfus bizim için,  geleceğimiz ve kalkınmamız için en büyük kaynağımız." Başbakan Binali Yıldırım, emperyal güçlerin büyük  planları olduğunu, amaçlarının, bölgenin sigortası, teminatı Türkiye'yi  zayıflatmak ve bölgedeki kaosu, kargaşayı, Filistin'de, Suriye'de, Irak'ta,  Yemen'de daha da körükleyerek, kaynakların üzerine çökmek olduğunu belirterek,  "Hedef bellidir. Bunun için Kürt kardeşlerimizi de maalesef istismar etmekten  geri durmuyorlar." dedi.

Terörün yıllarca gençlerin hayallerini çaldığını, gençlerin küçük  yaşta dağa götürüldüğünü ve gençliklerinin baharında hayatlarını yok ettiklerini  dile getiren Yıldırım, iki yıldır aldıkları tedbirlerle dağa çıkışların bitme  noktasına geldiğini söyledi. Gençlerin geleceğe yönelik daha güzel hayalleri ve hedeflerinin  olduğunu belirten Yıldırım, gençlerin hem ülkeye katkısını azami oranda arttırmak  hem de onlara gelecek hazırlayacak en büyük alanın, bilgi ve iletişim  teknolojileri alanı olduğunu dile getirdi. Türk Telekom ve diğer operatörler gibi marka şirketlere düşen görevin  gençlerin bu alanda yetişmesi için daha büyük kaynak ve mesai ayırmaları olduğunu  anlatan Yıldırım, "Eğitim sistemimizin 4 4 4'e geçirilmesinin amacı, birinci 4  yıldan sonra yönlendirme yapmaktır. Geçmişte 28 Şubat döneminde ne yazık ki imam  hatiplerin önünü kesmek için meslek dallarına gidişin de önünü kapattılar.  Bakıyorum 28 Şubat kafası hala akıllanmamış." diye konuştu.

Binali Yıldırım, bazı adayların 1 8 4 sistemini getireceklerini  söylediklerine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"1 8 4 getirdiğiniz zaman meslek yönlendirmesi geçmiş olsun. Çocuklar  15 yaşına geldikten sonra ne öğrenecek? Hiçbir şey öğrenemez. Onun için bu  konularda vatandaşlarımızı uyanık olmaya davet ediyorum. Yapılan şeyi bozmak  kolaydır. Bir Süleymaniye'yi yapmak yıllar alır. Büyük emek, büyük akıl teri ve  alın teri gerekir. Tekrar bir Süleymaniye'yi yapmak, bir Sultan Süleyman, bir de  Sinan'a ihtiyaç gösterir. Onun için yapıcı olmaya devam edeceğiz. Ülkemizin  kazanımlarını gözümüz gibi korumaya devam edeceğiz. Hiçbir zaman yıkıcı  söylemlere itibar etmeyeceğiz."

"HÜKÜMETİN GÜVENOYUNU MİLLET KENDİSİ VERİYOR"

Başbakan Yıldırım, 24 Haziran'da sandığa gidileceğini, Türkiye'nin  gelecek 5 yılının yöneticilerini, Meclis'ini ve yönetim kadrolarının seçileceğini  dile getirdi. Bu seçimin yeni bir özelliğinin olduğuna işaret eden Yıldırım, "Bu  seçimde ilk defa güvenoyunu kullanacak, hükümetin güvenoyunu millet kendisi  veriyor. Sandıkta güvenoyu veriyor. Ülkeye gelecek 5 yıl kim yönetecek, ona karar  veriyor." ifadelerini kullandı.

Önceki dönemlerdeki parlamenter sistemde böyle olmadığını belirten  Yıldırım, şöyle devam etti:  "Seçim olurdu ama hükümeti kim kuracak, başbakan kim olacak,  cumhurbaşkanı kim olacak? Bunları vatandaş bilmezdi. Ankara'ya gelince 'Bu da  nereden çıktı? Biz bunu seçmemiştik.' dediğiniz bazı simalar, işbaşına  gelebiliyordu. Bunun adına vesayet deniyor, gizli ortaklık deniyor. Vatandaş  şimdi gizli ortakları, hepsini def ediyor, sandıkta 'Ben, şunu seçtim.' diyor.  Kararı o gün veriyor. Meclis'te de bizlerin hakkını, hukukunu takip edecek, 'Şu  vekilleri seçtim.' diyor ve işi bitiriyor. Yani aracısız, tefecisiz, vesayetsiz  demokrasi. Yetkinin tamamen milletin eline geçtiği bir sistem.

Esasında bu sistemin biz adını 16 Nisan'da koyduk. Biz derken  vatandaşlarımız koydu. Biz, anayasa değişikliğini yaptık, parlamenter sistemden  Cumhurbaşkanlığı Sistemi'ne geçiş yönünde değişilikler yaptık ve bunu milletin  onayına sunduk. 16 Nisan'da da milletimiz 'Evet' oylarıyla bu deşilikliği kabul  etti. 24 Haziran, bu değişikliğin uygulanmasından başka bir şey değildir. Yapılan  bu değişikliğe göre atamalar yapacak. Sandıkta kime görev vereceğine karar  verecek."

"KARDEŞİM, AĞZINIZDAN BİR HAYIR LAF ÇIKSIN"

Yıldırım, muhalefet partilerinin 16 Nisan'ı tartışmaya açtığını ifade  ederek, "Bu, nedir? Açıkça milletin iradesini kabul etmemek demektir. Millet  iradesini içine sindirememek demektir. Şimdi siz onu bırakın, millet kararını  vermiş. Verdiği bu karar çerçevesinde bu ülke için ne yapacaksınız, ne gibi yeni  projeleriniz var, gelecek hedefleriniz ne, bunları konuşun?" değerlendirmesinde  bulundu. Muhalefetin "Kanal İstanbul'u yaptırmam. Yerli arabaya karşıyım.  Nükleere karşıyım. TRT'yi kapatacağım." dediğini hatırlatan Yıldırım, "Kardeşim  ağzınızdan bir hayır laf çıksın. Dilin zekatı hayır konuşmaktır. Yıkarak,  dökerek, inkar ederek, reddederek bu ülkeye nasıl hizmet edeceksiniz?" diye  sordu.

Milletin 16 yıllık kazanımlarının bir parçasını bile yedirmeyeceğini  söyleyen Yıldırım, 16 yılda Türkiye'nin geldiği noktadan 2023'te Cumhuriyet'in  100. yılında nasıl bir Türkiye görmek istiyorlarsa onu anlatmaları gerektiğini  kaydetti.

Başbakan Binali Yıldırım, şöyle konuştu: "Yatıyorlar, kalkıyorlar, Recep Tayyip Erdoğan'ı indirelim de ne  olursa olsun. İndiremezsiniz kardeşim, o, milletin adamı, milletin sevdalısı.  Onun indirmeye sizin gücünüz yetmez. Millet karar verirse başımız, gözümüz  üstünde yeri var. Bu seçim, güvenin ve istikrarın oylanacağı seçimdir. Ya güven  ve istikrara devam diyeceğiz ya da kargaşaya, kaosa, vesayete, geriye dönüşe razı  olacağız. Bu millet buna razı olmaz."

Yıldırım, bugün Muş ve Bitlis'te vatandaşlarla buluştuğunu,  vatandaşların üzerinden terör korkusu ve baskısının kalktığını dile getirdi. O vatandaşların elinde ay yıldızlı bayrağın olduğunu ve özgüven içinde  yürüdüklerini anlatan Yıldırım, vatandaşların geleceğe umutla baktıklarını  belirtti.

"KÜRTLER, TÜRKLER ETLE TIRNAK GİBİLER"

Yıldırım, vatandaşların daha güzel bir ülkede yaşamanın hayalini  kurduğunu vurgulayarak, "Biz farklılıklarımızla zenginiz. Kürt, Türk, Türkmen,  Arap, Çerkez, ne olursak olalım, bu topraklarda bin yıldır biriz, beraberiz,  kardeşiz. Bizim bu kardeşliğimizi bozmaya hiç kimsenin gücü yetmez." görüşünü  paylaştı. Yıldırım, şunları söyledi:

"Emperyal güçlerin büyük planları var. Amaç, bölgenin sigortası,  teminatı olan Türkiye'yi zayıflatmak ve bölgedeki kaosu, kargaşayı, Filistin'de,  Suriye'de, Irak'ta, Yemen'de daha da körükleyerek, bölgenin kaynaklarının üzerine  çökmek. Hedef bellidir. Bunun için Kürt kardeşlerimizi de maalesef istismar  etmekten geri durmuyorlar. Neymiş efendim, Kürtlere devlet kuracaklarmış. Sizin  ne haddinize Kürtlere devlet kurmak. Kürtler, Türkler Anadolu topraklarında bin  yıldır beraber yaşıyor. Etle tırnak gibiler. Bizim devletimiz de var, ay yıldızlı  bayrağımız da var, vatanımız da var. Siz işinize bakın. Birinci Cihan Harbi'nden sonra Cezayir'de ne yaptılar? 'Siz  Berberi'siniz, siz Arap'sınız, siz birbirinize benzemezsiniz.' deyip onları  birbirlerine düşürdüler. Sonra da ülkenin üzerine çöktüler, sömürülerini  sürdürdüler. Oyuna gelmeyeceğiz kardeşlerim. Birbirimize kenetleneceğiz. Gün,  birlik günüdür. Beraberlik günüdür, kardeşlik günüdür. Birlikte Türkiye olmak  günüdür. Şehitlerimizin emanetine sahip çıkma günüdür. Gazilerimize sahip çıkma  günüdür."

 

 

 




Kaynak: www.milliyet.com

Bu haber 20 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI