Bugun...



Cumhurbaşkanı Erdoğan: Önümüzde İdlib, Tel Rıfat ve Münbiç var

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'İstanbul Gençlik Festivali'nde gençlerin sorularını yanıtladı. "Kararlılıkla Afrin'de duruyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Önümüzde İdlib var, Tel Rıfat var, Münbiç var. Görüşmeler yapılıyor. Duma'yı falanda bu şekilde halledelim diyoruz." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu akşam manifestoyla ilgili çalışmalarımı yapacağım. Pazar günü manifestomuzu, yapacağımız açıklamayı burada derleyip toparlerken, Kore'den gelirken yolda çalışmalarımızı yaptık, Pazar günü İstanbul İl kongresi'nde manifestoyu açıklayacağız. Aday il toplantısında yapacağımız yatırımların animasyonlarla bizzat kendilerini yayımlayacağız." ifadelerine yer verdi.

facebook-paylas
Tarih: 05-05-2018 01:49

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Önümüzde İdlib, Tel Rıfat ve Münbiç var

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle;

"ZOR OLAN SEÇİLMEK DEĞİL, SEÇMEKTİR"

- Gençlik 15 Temmuz'u unutmamalı.Genç yaşta siyasete girme şansını bulamadım. Bizim zamanımızda 30 yaş sınırı vardı. Bizde bunu indirmemiz lazım dedik. O zama netice alamadık verdiğimiz mücadelelerde. Sonra iktidar olduk önce 25'e indirdik. Seçme yaşı 18, seçilme yaşı 25 niye seçme 18 seçilme 25? Zor olan seçilmek değil, seçmektir.

"BİZ KENDİ DÖNEMİMİZDE SİYASİ MÜCADELEYİ PROFESYONEL VERDİK"

- 15 taneyi de bir partiye gönderirim ister seçilsinler ister seçilmesinler. Ağlıya ağlıya onları gönderdi. Böyle bir demokrasi olabilir mi? Önümüzdeki günler birçok şeylere gebe. İlginç gelişmeler var. Biz kendi dönemimizde siyasi mücadeleyi profesyonel verdik. Bizim için illa üniversitede şu yaşı dolduralım geçelim yoktu. Biz diyorduk ki 18 filan önemli değil. 30'a kilitlemiştik.

"ANNEM EVİN BALKONUNDA BEKLERDİ BEN AFİŞ BASMAKTAN GELİRDİM"

- Biz parti çatısı altında gerçekleştirdik. Bu işin propagandaları öyle televizyonlarda bilboardlarda yürütülmüyordu. Bizim yaptığımız propagandalar çok daha farklıydı. Biz geceleri sabahlara kadar afiş asardık. Annem evin balkonunda beklerdi ben afiş asmaktan gelirdim. Duvarlara yazılar yazardık. 1 metreden aşağı yazılarımın boyu olmazdı. Bilirlerdiki bu yazı Reis'in. Muhalifler silerdi biz tekrar yazardık.

"24 HAZİRAN SİZİN İSTEDİKLERİNİZLE YÜRÜYECEK"

- Şimdi çok rahat olduğu için bilboardlarda veriyorsun siparişi onlar oraya asıyorlar. Bunun için tadı olmuyor. Bugün siyaset rahat ortamlarda yapılıyor. 24 Haziran artık sipariş milletvekillerinin ortaya çıkardığı cumhurbaşkanı adaylarıyla yürümeyecek sizin istediklerinizle yürüyecek.

"BİZİM ÇATI PROJE BAZINDA HAZIRLIKLARIMI YAPMIŞ VAZİYETTEYİM"

- Başkanlık sistemine geçişte şuanda 25 bakanlı bir kabine var. Başkanlık sisteminde dışarıdan oluşan bir kabine olacak. Devlette 100-200 bölye bir para yok. Daha düşük bir para alacaklar. Devlet nasıl yönetilirmiş bizzat içeride görmenizi isterim dedim. Bu iş dışarıdan göründüğü gibi kolay değil. İşin içine girdiğinizde ne denli başarılı olup olmayacağınızı görüyorsunuz. Bu çatı çatarken gitti. Bizim çatı proje bazında hazırlıklarımı yapmış vaziyetteyim.

"PAZAR GÜNÜ İSTANBUL İL KONGRESİ'NDE MANİFESTOYU AÇIKLAYACAĞIZ"

- Bu akşam manifestoyla ilgili çalışmalarımı yapacağım. Pazar günü manifestomuzu, yapacağımız açıklamayı burada derleyip toparlerken, Kore'den gelirken yolda çalışmalarımızı yaptık, Pazar günü İstanbul İl Kongresi'nde manifestoyu açıklayacağız. Aday Tanıtım Toplantısında yapacağımız yatırımların animasyonlarla bizzat kendilerini yayımlayacağız.

"BUNLARIN HAYALLERİ YOK Kİ ÜRÜNLERİ OLSUN"

- Bunlarda var mı hazırlık? Yavuz Sultan Selim, Marmaray hazırlığı var mı? 29 Ekim'de açlışını yapacağımız 3. havalimani hazırlığı var mı? Biz açılışını yapıyoruz onlar ise bu işin projesinde bile değiller. Biz bitirdik bunlar daha yolun başında bile değiller. Bunların hayalleri yok ki ürünleri olsun.  Pazar günü seçim manifestosumuzu, seçim beyannamemizi Aday Tanıtım toplantısında açıklayacağım. 

"UYUŞTURUCU KARŞISINDA MÜCADELEMİZİ VERİYORUZ"

- Şimdi asrın bağımlılığı, asrın en büyük tehdidi teknoloji bağımlılığı. Üniversiteler çalışma halinde. Yeşilay'ın çalışmaları var. Buna karşı çok önemli tedbirler almak için mücadelemizi veriyoruz. STK'lardan çok büyük destekler bekliyoruz. Bu iş manevi eğitim olmaksızın bunun önünü almak mümkün değil. Bu manevi eğitimi usul ve esaslarına göre vermek zorundayız. 

"ÖĞRENCİ KAPASİTESİ KALİTEYİ DÜŞÜRÜYOR"

- Üniversitelerden ismi kaldırılan yok. İstanbul Üniversitesi'nin öğrenci kapasitesi 105 bin. Bu kaliteyi düşüyor. YÖK'le görüştük, çalışma yaptılar. Biz burayı ikiye bölelim fakültelerdeki sayıları da öğrenci kapasitesi esas alınmak üzere bölünmeye gidelim dediler. Dendi ki İstanbul Tıp bir olsun öbür taratada İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa bir olsun. 50 binin altına düşürmeyeceğiz. Her ikisinde de öğrenci kapasitesi 50 bin civarına geldi. YÖK adımı atmış vaziyette. Her ikisinde de İstanbul üniversitesi adı var. İstanbul Üniversitesi'nin logosunu kullanma durumu da söz konusu. Cerrahpaşa ilave olarak kullanacaktı o kadar. 

"SİYASET DIŞINDA BAŞKA BİR ALAN DÜŞÜNMEDİM"

- Siyasetle uğraşmamış olsaydım ne olurduk konusuna gelirsek o yanını hiç düşünmedim. Gençlik kolları siyasette geçti. Benim siyasetten önce yaptığım Milli Türk Talebe Birliği'nde teşkilat başkanlığını üstlendim. Bu süreç benim önemli kişilerle tanışmama vesile oldu. En önemlisi üstad Necip Fazıl Kısakürek'tir. 23-24 yaşında Milli Türk Talebe Birliği'nde tanıştık. Gençlik gecelerimizin terk edilemez özellikle konuşmacısı üstaddı. Üstadı takdim etme şerefi fakire nasip olurdu. Ben sadece onun karşısında değil onun yanında spikerlik yapardım. Spikeri üstada beğendirmek kolay değildi.

"ECDADIM FATİH GENÇLERE GÜVENMİŞ"

- Ne abartıdan hoşlanırdı ne de başarısızlıktan. Mehmet Akif Ersoy'un Safahat'ını yastık altı kitabı yapın. Çocuklarla paralamento yönetilir mi diyenleri gördük. Bir profesör nasıl olurda kendi öğrencisine güvenmez. Benim dedem güvenmiş. Ecdadım Fatih güvenmiş. Ben bir çağı kapatırım bir çağı açarım demiş. Öyle de yapmış. Dedemiz Fatih gemileri karadan yürütüp bir çağı kapatıp bir çağı kapatıyorsa bizde denizin altından Marmaray'ı işleteceğiz onlara layık olduğumuzu göstereceğiz. Avrasya Tüneli'ne buradan girdik Asya'dan çıktık. 24 Haziran'dan sonrada biz milletimize bu dev projelerin aynılarını takdim edeceğiz. 

"FIRAK KALKANI'NIN ADI ZEYTİNLİK HAREKATI'YDI"

- Uluslararası hukuktan doğan haklarımızı hukuka uygun uygularken bazı ülkelerin tavrı yeniliri yutulur değil. Biz bildiğimizi okuduk okumayada devam edeceğiz. Bu onların hukuku mu uluslararası hukuk mu? Biz biliriz uluslararası hukuku. Biz Fırat Kalkanı'na başladıysak ne diye başladık? Ertelenmiş müdahale hakkımız var. Fırat Kalkanı'nın adı Zeytinlik Harekatı'ydı. Gecikti. Daha önceden yapsaydık Kilis bu kadar vurulmazdı. Baktık bu olmayacak. Hatırlayın ne diyordum;? Kendi göbeğimizi kendimiz kestik. Yaptık.

"TRUMP'A TERÖRİSTLERLE EL ELE VERİYORSUNUZ DEDİM"

- Fırat Kalkanı Harekatı'nı yaptık. DEAŞ temizlendi çıktı. Çıktıktan sonra biz 15-16 Mayıs 2016 ABD seyahatim. Orada Trump ile ikili görüşmem heyetlararası görüşmelerim oldu. Kendisine bizzat bu işi beraber yürütelim dedim. Baktım bunlar başka hayallerin içindeler. Benim generallerim sizin attığınız adımı uygun bulmuyorlar dedi. Bu sayı PYD/YPG ile mücadeleye yetmez dediler. Biz orada PYD/YPG ile mücadele etmeyi koyun bir kenara bize hava desteği verin bitiririz. Biz size üzülüyoruz dedim teröristlerle el ele veriyorsunuz dedim.

"DEMEK Kİ ASKERİMİZİN UFKU ABD'Lİ GENERALLERDEN DAHA İSABETLİ"

- Gerinizde çok ağır bir fatura bırakıyorsunuz. Heyetlararası görüşmeyi yapıyoruz o esnada. Tarih sizi böyle anacak dedim. Zeytin Dalı'nda PYD/YPG onlar adına savaş verdi. Bunun neticesinde ne oldu? ÖSO kahramanca savaştı. Biz şehit verdik, ÖSO şehit verdi. 3500'e yakın etkisiz hale getirilen terörist var. Demek ki askerimizin ufku daha isabetli. Gel görki ABD'nin askerlerinin onlara vermiş olduğu bilgi çok daha yanlış. Teröristlerle iş birliği tutmak üzere netice alacaklarını sandılar.

"DUMA'YI FALANDA BU ŞEKİLDE HALLEDELİM DİYORUZ"

- Bundan sonraki hedefimiz ne? Kararlılıkla Afrin'de duruyoruz. Önümüzde İdlib var, Tel Rıfat var, Münbiç var. Görüşmeler yapılıyor. Duma'yı falanda bu şekilde halledelim diyoruz. Bizim Suriye'nin topraklarında gözümüz yok ama Suriye halkının huzuru bizim için çok önemli.  Vatandaşlığa almadığımız kaçak çalışıyorlar. Bunlar bizim vatandaşımız olursa hiç olursa vatandaş olursak SSK'lı gibi ekmeğini de buradan kazanmış olur. Kendi kendini geçindirir hale gelir. 

"SEN BU KAYITLARA GİRMİŞSİN ZATEN SENİN GÜNAH DEFTERİN HAZIR"

- 15 Temmuz'daki çağrılarımıza halkımız icabet etti. Biz ertesi gün öğle namazına kadar oradaydık. 16 saat geçtiği anda darbecilerin yapacağı bir şey kalmamıştı. Kılıçdaroğlu oraya geldi, bizden önce geldi. Tankların adeta korumasında oradan çıkıp Bakırköy Belediye Başkanı'nın evine gitti. Belgesel çeker gibi kayıtlarda var. Sen bu kayıtlara girmişsin zaten senin günah defterin hazır. Yalan söylemene gerek yok. Bunların adamları konuşuyor.

"O GECE İNANÇLA, KARARLILIKLA GELDİK"

- Bu kampanya boyunca meydanlarda bunların hepsi ortaya dökülecek. Kararlı bir şekilde o gece yaşadıklarımızı hamdolsun inançla karalılıkla geldik. Valimiz, Birinci Ordu Komutanımız geldi. Basın açıklaması yaptı, biz yaptık. Daha sonra da o gece ben bir taraftan Binali beyle irtibat kurarak. Komuta Kademesi boşluk kabul etmez. Neyse boşluk mu var atamayı yapacaksınız. Havalimanındayken atamayı yaptım. Ümit Paşa vekaleten Genelkurmayı idare etmeyi başladı. Bütün müdahale yok edildi. Ertesi güne .çok daha huzurlu girmiş olduk. 

"İSTANBUL SADECE ŞU BOĞAZIYLA FARK ATAR"

- Dünyada beni en çok etkileyen şehir İstanbul. Niye? İstanbul bazı şu çirkin yapılaşması olmasa dünyadaki hiçbir şehirle kıyaslanmaz. İstanbul sadece şu boğazıyla fark atar. Çirkin yapılaşma İstanbul'un potansiyelini, gücünü biraz geriletiyor. Belediye Başkanımız da salonda. Bazı yerler var ki oraları yeşillendirme, yeşil alanlar olarak park çalışmaları yeni başkanımız süratle yapması halinde İstanbul başka bir güzel olacak.  

"SAMSUNG'A TEKLİFTE BULUNDUM"

- Güney Kore 2. Dünya Savaşı sonrası 10 yıl geriye gitti. Sonra gelip geçtiler. Çok çalışkan bir millet. Bizde tembel değiliz, çalışkanız. Buraya gelmişken Samsung'u ziyaret ettik. Şuan ortaklaşa yaptığımız çalışma var. Ben kendilerine teklifte bulundum. Çip yatırımı yapın teşviği veririz dedim. Böyle bir yatırımı Türkiye'de yaparsanız, 150 milyon dolarlık yatırım, teşvikimizde çok ciddi getiri sağlamış olacağız. Kore Savaşlarından dolayı onlar bize kan kardeş derler. Bu işte ortak yatırıma girelim dedim. Bu konuyla ilgili çalışacaklar. Vestel'in Samsung ile ortaklığı var. Yeni bir ortaklığa girerlerse bizi daha da güçlendirecek. 




Kaynak: www.milliyet.com

Bu haber 41 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI