Bugun...



TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Bozkır: CHP bunun gereğini yapmalıdır

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, CHP'nin, Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz'ı dış politikasının başına geçirip,onun hiç olmadığını söylediği tecrübeleriyle dış politikasını yönetmeye kalkışmasının, CHP'nin başına adeta çorap örmek anlamına geldiğini belirtti.

facebook-paylas
Tarih: 31-01-2018 22:34

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Bozkır: CHP bunun gereğini yapmalıdır

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, "CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ardahan Milletvekili  Yılmaz'ın, "Meclis'te düzenlediği basın toplantısında açıklamaları ile TSK'nin  Zeytin Dalı Harekatı'nda ÖSO ile birlikte hareket etmesine ilişkin eleştirileri"  konusunda muhabirinin sorularını yanıtladı.

Hem Osmanlı hem de Türkiye tarihinde her zaman bayrağa, şehitlere ve  gazilere çok büyük saygı duyulduğunu belirten Bozkır, bunun yüzyıllardan beri  gelen bir gelenek ve Türklere özgü karakteristik özellik olduğunu vurguladı.

Türkiye'nin bekası için Afrin'de başlatılan Zeytin Dalı Harekatı'nın  devam ettiğini anımsatan Bozkır, "Orada şehitlerimiz ve gazilerimiz var.  Operasyonu da Özgür Suriye Ordusu ile birlikte gerçekleştiriyoruz." dedi.

Volkan Bozkır, Türkiye'de herkes şehitlerine ağlarken, gazilerine  üzülürken, orada Türk bayrağının dalgalandığını görünce gözlerinden yaşlar  gelirken, CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz'ın, "operasyonu başka bir  fotoğraf içinde göstermeye" yönelik, tamamen yanlış bilgilerle böyle bir beyanat  vermesinin ülkede büyük bir tepki yarattığını söyledi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun bunun üzerine, Öztürk Yılmaz'ın  Musul Başkonsolosu olduğu dönemde yaşananlardan, Avrupa Birliği Bakanlığında  yaşanan olaylara kadar bazı konularda açıklamalar yaptığını hatırlatan Bozkır,  sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sayın Çavuşoğlu'nun o açıklamasında benim de ismim geçtiği için bu  konuyu aydınlatmak istiyorum. Öztürk Yılmaz,  Brüksel'de AB Daimi Temsilcisi  olarak 2006 yılından 2009 yılı kasım ayına kadar görev yaptığım yaklaşık 4 yılın  3,5 yılında, benim Başkatibim olarak maiyetimde çalışmıştır. Çok çalışkan,  terbiyeli, saygılı ve o günkü çalışmalarımıza katkı yapan bir arkadaş olarak  temayüz etmiştir. Ankara'ya dönüp AB Genel Sekreteri olarak görev aldım. Bilahare  milletvekili seçildim. TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı olarak görev yapmakta  olduğum dönemde, Brüksel'de benim yanımda çalışıp AB Bakanlığında görev alan ve  Bağdat'a Büyükelçi olarak tayin olan Faruk Kaymakçı'nın yerine, Öztürk Yılmaz'ın  görev yapabileceği konusunda o zamanki AB Bakanımız Egemen Bağış'a olumlu görüş  verdim. Yılmaz, orada göreve başladıktan sonra bir olay yaşandı ve bu olay  yüzünden de görevine son verildi. Orada 15 gün kadar görev yaptı.

Ben o zaman AB Bakanı olmadığım için, olayın tam şahidi ve tarafı  değilim ama o olayı bizzat yaşayan, karar alan bunu icra eden kişiler; o zamanki  Bakan Egemen Bağış'tır, o zamanki AB Müsteşarı Haluk Ilıcak'tır, o zamanki  Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'dur, o zamanki Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı  Feridun Sinirlioğlu ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Naci Koru'dur. Bu olayın ne  olduğunu ve neden olduğunu açıklaması gereken kişi Öztürk Yılmaz'ın kendisidir.  Eğer Yılmaz bu olayın ne olduğunu açıklamazsa da bu konuyla ilgili bilgiler, o  zamanki siyasetçi ve bürokratlarda vardır."

Bozkır, 39,5 yıl Dışişleri Bakanlığında görev yaptığını, siyasette de  yaklaşık 7 yıldır dışişleri konuları ile iştigal ettiğini anımsattı.

Bütün bu dönem zarfında CHP'nin, dışişleri kökenli son derece  kaliteli, değerli, ülke menfaatini her şeyin önünde tutan, yurt içindeki  toplantılarda her türlü tenkiti yaparken yurt dışındaki toplantılarda en ufak bir  çatlak ses çıkarmayan, vatanını seven büyükelçi milletvekilleriyle çalıştığını  belirten Bozkır, "Bu kişiler Şükrü Elekdağ, Onur Öymen, İnal Batu, Faruk Loğoğlu,  Osman Korutürk, Rıza Türmen'di." ifadesini kullandı.

Volkan Bozkır, bu kişilerin ülke menfaatleri söz konusu olduğunda hiç  bir şekilde iktidar-muhalefet ayırımı gözetmediğini, kaliteleriyle, konuşma  adaplarıyla, terbiyeleriyle, kürsüdeki duruşlarıyla ve toplantılardaki  duruşlarıyla herkesin gönlünde taht kurduğunu dile getirdi.

"CHP'nin bu kişiler varken, bugün, 5 gün büyükelçilik yaptığı halde  'büyükelçiyim' diyerek dolaşan böyle bir zatı dış politikasının başına geçirip,  onun hiç olmayan tecrübeleriyle dış politikasını yönetmeye kalkışması, CHP'nin  başına adeta çorap örmektir." diyen Bozkır, "(Zıvanadan çıkmak) diye, gemici  tabiri vardır. Zıvana, geminin direğinin takılı olduğu deliğin ismidir, Zıvanadan  çıkma tabirini de gemiciler, direk yıkıldığında gemi batar anlamında kullanırlar.  Bu zatla birlikte CHP'nin dış politikası da zıvanadan çıkmıştır. Ülkeye zarar  verdiği gibi partisine de zarar vermektedir." değerlendirmesinde bulundu.

"CHP BUNUN GEREĞİNİ YAPMALIDIR"

Bozkır, ülkesini, bayrağını, milletini askerini seven insanların  çoğunlukta bulunduğunu düşündüğü CHP'de, Öztürk Yılmaz'ın bu beyanatlarından  dolayı büyük bir rahatsızlık yarattığına emin olduğunu söyledi.

CHP'li Yılmaz'ın beyanatlarını büyük üzüntü ile karşıladığını belirten  Bozkır, şöyle konuştu:

"(Ben yanlış yapmışım, aslında bunu demek istememiştim) diyerek, belki  biraz olsun konuyu kapatabilecekken, televizyon kanallarında RTÜK yasağına  girmemek için, tabiri caizse biplenen ifadelerle Meclis binası içerisinde basın  toplantısı tertipleyip, o basın toplantısında bu ifadeleri kullanan bir dışişleri  mensubunun, dışişleri mensupluğundan hiç nasibini almadığını, hiç bir şeyi  büyüklerinden kapmadığını ve CHP'ye de zarar verecek psikoloji içinde olduğunu  düşünüyorum. CHP bunun gereğini yapmalıdır, bunun gereğini yapmadığı takdirde çok  daha sıkıntılı tablolarla karşılaşılacaktır."

"İNSANIMIZIN DEAŞ'IN ELİNDE KALMASININ BAŞ SORUMLUSU"

Volkan Bozkır, "Öztürk Yılmaz'ın, Musul Başkonsolosu iken DEAŞ'ın saldırısında kendisini 'muhasebeci Kenan' olarak tanıttığı" iddiasıyla ilgili  soruyu da yanıtladı.

Bu konuda Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun açıklama yaptığını anımsatan  Bozkır, "O olayın meydana gelmesinde de bence bu zatın büyük bir sorumluluğu  vardır. Çünkü, o zaman Musul Valisi kenti terketmişti, Irak'ın 55 bin kişilik  ordusu üniformalarını bırakarak bölgeyi terketmişti, THY ofisini kapatmıştı.  Fakat bu zat, sürekli olarak 'ben burayı korurum, bize saldırmazlar'  gerekçeleriyle, o olayın meydana gelmesinin baş müsebbibidir. Yarım saat içinde konsolosluğu teslim etmiştir. Çünkü, aksi taktirde konsolosluğu havaya  uçuracaklarını söylemişlerdir. O kadar gün, o kadar insanımızın terör örgütü  DEAŞ'ın elinde kalmasının baş sorumlusu bu zattır." ifadelerini kullandı.

 




Kaynak: www.milliyet.com

Bu haber 77 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI